Fazla mastürbasyon yapıyor olabilir miyim? Ne kadarı fazladır?

Seks Editörü der ki...

İşin aslı, fazla mastürbasyon yapmak gerçekten zor ama imkansız değil. Ne sıklıkta kendini tatmin ettiğini bilmiyorum ama sosyal veya iş hayatında aksamalara sebep olmadıkça fazla sayılmayabilir. Araştırmalar maksimum günde birkaç kereye kadar normal kategorisine sokabiliyor ama eğer günde dört defadan fazla yapıyorsan, gerçekten bu işe fazla mesai harcadığını söyleyebiliriz. Normal ölçülerde yapıldığında faydalı sayılan mastürbasyonun her şey gibi aşırıya kaçıldığında bazı zararları olabilir. Aşağıdaki maddeleri okuyunca bakalım kendini eskisi kadar sevebilecek misin?

1- Fazla mastürbasyon aşırı asetilkolin salgılanmasını sağlayıp otonom sinir sistemini etkiler. Bu hormonun aşırı salgılanması vücutta seks hormonları dopamin ve serotoninin artmasına ve kimyasal bazı dengesizliklere sebep olur: Yorgunluk, saç dökülmesi, hafıza zayıflaması, bulanık görüş, kasık ve testislerde ağrı...

2- Aşırı mastürbasyon karaciğeri de yorar; seksüel bitkinliğe, hatta zamanından erken iktidarsızlığa veya ereksiyon sorunlarına sebep olabilir. Ereksiyon olmadan penisten sperm sızıntısı da sık rastlanan yan etkilerden biridir. Bunu daha anlaşılır hale getirmek istersek, sperm giriş-çıkışını ayarlayan vana sisteminin, aşırı kullanımdan dolayı laçka olarak, görevini yerine getirmemesi olarak düşünebilirsin.

3- Aşırı uçları düşünürsek, kendini tatmin bağımlılığı da diğer bağımlılıklar gibi aile ve iş hayatını etkileyebilir. Eğer kendini uçuruma yakın hissediyorsan günlük aktivite sayını azaltarak bu alışkanlığını kontrol altına alabilirsin. Tabii bunu söylemesi yapmaktan daha kolay. Kendini mastürbasyon diyetine sokacak gücü bulamıyorsan, gözünün önüne kelleşmiş, iktidarsız ve yaşından önce sahalardan çekilmek zorunda kalan görüntünü getir. Bu da işe yaramıyorsa bir seks terapistine görünmende fayda var. Ne demişler; her şeyin azı karar, çoğu zarar.

Yaşı ilerlemiş, mesela 50 üstü erkeklerde ortalama seks frekansı ne sıklıktadır?

Seks Editörü der ki...

Seks sıklığı evli ya da bekar olmakla da ilgili bir durum. Evli çiftler 50-59 yaş aralığında ortalama haftada bir kez seks yapıyorlar. Ama tabii bu her zaman kişilere göre değişebilir. Zaten önemli olan ne sıklıkta yapıldığı değil, bu sıklıktan iki tarafın da memnun olup olmadığı, değil mi?

Cinsel frekans haftada 0’la 20 kez arasında değişebilir. Rakamlar daha çok yaşa, sürekli bir partnerinin olması durumuna ve libidoya göre değişiklik gösterir. Genç evli çiftlerin sevişme oranı haftada 2-3’tür. Genelde kadının menopoza girmesi ve çiftin yaşının ilerlemesiyle ortalama düşer. Yaş ilerledikçe sıklığı azalmakla birlikte seks süresi uzayabilir. Bu azalan hormonlarla bağlantılı olduğu için beklenen bir durumdur ve moral bozacak bir şey yok çünkü zaten seks, cinsel birleşmeden ibaret değildir. İleri yaşlarda dokunma ve uyarılmanın önemi daha da artar.

Son olarak bilim konuşsun: The New England Journal of Medicine dergisinin araştırmasına göre 57-74 yaş aralığında yüzde 65’lik grup ayda 2-3 defa, halen seks hayatı olan 75-85 yaş aralığındakilerse 3 ayda en az 2-3 defa seks yapıyor. Demek ki seks her yaşta yapılabilen bir spor. Önemli olan partner bulabilmek...

Mastürbasyon erkekler için vazgeçilmez bir şey. Klasikler dışında farklı yöntemler önerir misiniz?

Seks Editörü der ki...

Sana eşlik edebilecek oyuncaklara ne dersin? Duslerinotesinde.com adresinde çeşit çeşit yapay vajina ve mastürbatörler var. Aerospace, gerçek hissi veren vajinal dudaklar ve kayganlaştırıcı desteğiyle en tercih edilen ürünlerden biri. Love Clone’un Young Lover serisi de çoklu fonksiyonlarıyla erkeklerin favorilerinden.

Eğer çok seyahat eden biriysen özellikle Amsterdam ve Münih havaalanlarında bulabileceğin bir üründen bahsetmek istiyorum: Travel Pussy. Yapay vajina gibi ve havaalanlarında prezervatif otomatı tarzı makinelerde satılıyor. Jelatini açınca kendiliğinden hacim kazanıyor. Renkli ve kokulu olanları var. Kullanım sonrası tuvalete atılıyor ve suda eriyor. Erkekler için asrın icadı olabilecek bu cep mastürbatörlerini Türkiye’de de görmeyi umuyoruz.

Son olarak nesilden nesle anlatılan, ergenler arasında şehir efsanesi olan bir yöntemle konuyu kapatıyorum. Kullandığın elin uyuşana kadar üzerine oturuyor ve hissizleşmesini sağlıyorsun. Elin dokunduğu yeri hissetmeyeceği için, dokunma işini başkası devralmış hissi verecek. Buna nedense Brezilya yöntemi de deniyor.

Kız arkadaşımla üç aydır çok güzel bir cinsel hayatımız var fakat bunun her an bozulmasından korkuyorum, onu memnun edecek yeni şeyler arıyorum. Kendisinin sert (hardcore) şeylerden hoşlandığını biliyorum ama sevişme sırasında bunu çok fazla çeşitlendiremiyorum. Ne gibi önerileriniz olabilir?

Seks Editörü der ki...

Hiç beklemediği bir akşam eve giriyorsunuz. Gözlerini onun gözbebeklerine dikiyorsun. Daha ne olduğunu anlamadan üstündekileri yırtarak çıkarıyorsun. Yalnız en sevdiği elbisesi olmamasına dikkat et yoksa o seni yırtacaktır! Belden yukarısını çıplak bıraktığında ellerini arkasından birleştirip onu sırtüstü yatağa it. Ellerini senden kurtarmasına izin vermeden dişlerini göğüs uçlarında kenetle. Zaten niyetini anlamış ve heyecanlanmış olmalı. Tüm bedeninde bir dilini, bir dişini kullanmaktan çekinme.

Yeterince heyecanlandığından emin olduğunda sertçe arkasını döndür ve dizleri üstüne kaldır. Ellerini önceden hazırda bulundurduğun bir kravatla arkadan bağla. Saçlarından yakalayıp başını yatağa bastır. Çamaşırlarını da çıkardıktan sonra ister vajinal, ister anal birleşmeye geçebilirsin. Madem sertlikten hoşlanıyor, bu defa her zaman olduğu gibi yavaş olmanı önermeyeceğim. Yalnız her şey bittikten sonra göstereceğin şefkat ve yumuşaklık, yaşadığınız tutkulu anlarla daha büyük tezat oluşturacağı için, ellerini çözdükten sonra bileklerine konduracağın öpücükler ve saçlarını şefkatle okşaman hoşuna gidecektir.

30 yaşındayım, sevgilimse 22’sinde. Dört aydır beraberiz ve güzel bir cinsel hayatımız var. Ancak ne yaptıysam sevgilimi onun tabiriyle “ciciş” ve “pembiş” iç çamaşırlarından vazgeçiremedim. Belki de yaşım nedeniyle onu daha seksi ve kadınsı görmek istiyorum ama bir türlü stilini değiştirmiyor. Ne önerirsiniz?

Seks Editörü der ki...

Her kadın hediyeye bayılır. Belki onun tarzını değiştiremezsin ama en azından ona görmeyi istediğin iç çamaşırları hediye ederek, özel zamanlarınızda dilediğin gibi bir görüntüye kavuşabilirsin. Eğer gerçekten güzel tasarımlarla karşılaşırsa hiçbir kadının kendini daha da alımlı gösterecek bir hediyeye hayır demesi mümkün değil. Evet, bazı kadınlar rahatlığı şık ve baştan çıkarıcı iç çamaşırlarına tercih edebiliyor. Hatta g-stringden rahatsız olan bir kesim bile var ama sonuçta bu güzel çamaşırlarla spora gitmesini söylemiyorsun değil mi? Seninle baş başa olacağı, sonucunda da belli bir romantizmin paylaşılacağı gecelerde birkaç saatliğine hem içte hem de dışta şık ve özenli olmanın kimseye zararı olmaz. Hediyeni onun üstünde gördüğün zamanki iştahın ve takdirin de bu rutinin tekrarlanmasında önemli rol oynayacaktır.

Tarzını belirlemek için işini görecek bir site var: Petite Coquette. Tamamen iç çamaşırlarına ayrılmış bu blogda markaları tarzlarıyla beraber inceleyebilir, seçtiğin markadan alışveriş yapabilirsin. Eğer bütçede sınır tanımayacaksan Carine Gilson veya I.D. Sarrieri’yi de öneririm. Kadınların olmazsa olmazı, tüm parasını yatırdığı markaların başında gelen Victoria’s Secret, artık Türkiye’de de var. Erkek arkadaşı tarafından alınmış bu şık tasarımları giymeyecek kadın tanımıyorum.





Siz de seks editörüne sorun

Merve Baran

merve.baran@gq.com.tr

FOTOĞRAF
}